February 2012
1 post
Feb 2nd
20,298 notes
January 2012
2 posts
Such a captive maiden, having plenty of time to think soon realizes that her tower, its height and architecture, are like her ego only incidental: that what really keeps her where she is is magic, anonymous and malignant, visited on her from outside and for no reason at all. Having no apparatus except gut fear and female cunning to examine this formless magic, to understand how it works, how to...
Jan 31st
Jan 1st
1,071 notes
December 2011
2 posts
Dec 9th
4 notes
Dec 4th
156 notes
November 2011
1 post
Listen“on the shore, speak to the ocean, and...
Nov 28th
October 2011
4 posts
Oct 30th
2,008 notes
Oct 30th
1,001 notes
Oct 27th
90 notes
Sosyal medya denilen şey gözlerimi kamaştırıyor, tahammül edemeyeceğimiz bir hızda ve güçte büyüyor, ama benim sorunum bireylere ne yaptığıyla. İnsan yaratısı çok fazla insanla tanışıyor bir anda, hemen görülüyor, geçiliyor. 1000 kişi gösteriyor yanındakine, herkes biliyor, sonra bırakıyor peşini. Üretime katkısı mükemmel, sanat her zamankinden hızlı gelişiyor, çünkü her an yeni bir şey yapılması...
Oct 27th
June 2011
3 posts
Jun 17th
1 note
Jun 17th
pod people
Fonksiyonlar vardı; hayatımın bir döneminde gitar çalamamaktan daha ciddi bir sıkıntım yoktu, hayatımın bir döneminde ise “hayatımın bir döneminde master diye hayıflanmaktan başka sorunum yoktu” diyeceğimi sanıyorum. Sonra hem, ne kadar dertler büyür gibi görünse de, dert diye bir şey yok. Kendimizi kandırıyoruz, zira nereden aldığımızı hatırlamadığımız belli başlı görevler var onları yaparken...
Jun 17th
April 2011
1 post
Çok severek ilgilendiğiniz ve muhtelif ortamlarda anlattığınız bir şey var. Ciddi bir yerde bu ilgilendiğiniz şeyin de içinde geçeceği bir şey konuşma fırsatı buldunuz. Bu şeyi çabucak anlatıp es geçiyorsunuz değil mi? Çünkü sanki o ortamda da aynı istekle anlatırsanız hep arkadaşlarınıza anlattığınız gibi, size “hava atıyor”, “pretentious little fuck”, “seni küçük...
Apr 9th
1 note
March 2011
1 post
Mar 20th
69 notes
January 2011
1 post
- Yazmadığım doğrudur, yazmayı düşünmüyorum da. Derslerde elime aldığım kalem sadece manasız şeyler çizmeye yarıyor. Canavara dönüşen tramvayın öyküsünü yazdığımda sadece utanç duyuyordum, ama sanırım ne yazarsam yazayım utanacağım. Okuduğumda utanmadığım çok az şey var, o yüzden ortaya çıkarttıkları şeyleri çok beğenen insanlara temkin ve biraz gıpta ile bakıyorum, çünkü onların yazıp çizdiği...
Jan 17th
5 notes
November 2010
5 posts
Listen“we used to walk along the river, and dream...
Nov 10th
Nov 7th
3 notes
Nov 7th
Writing cannot tell anything these days, the thing that needs to be told is composed of a little, tiny, single sentence. Is a single sentenced thought worth writing? As I chewing that question, my mind gets conquered by tumult, and I turn that little, tiny, pure, naïve thing into a colossal suffering which cannot be unveiled by a thousand sentences. Everything could stay the same, everything could...
Nov 4th
“You know, you’re probably mad at something… Because everybody...”
Nov 3rd
October 2010
4 posts
Anonymous asked: ismin utku yıldırım mı
Oct 23rd
Aslına bakarsanız, sanatla, edebiyatla, sinemayla, son derece rafine zevklerle, yaratıcı küçük kitsch-to-be’lerle, olağanüstü şekilde farklı ev dekorasyonuyla, ve edgy/retro olabileceğine inandığınız giyiminizle ilgilenebilmenizin tek bir yolu vardı ve siz o yolun tam ortasına doğuruldunuz. Dramayı bırakıp sevinin o yüzden. Or you probably need a holiday in Cambodia.
Oct 19th
Anonymous asked: ne güzel sayfaların varmış senin yukarıda öyle =)
Oct 7th
Anonymous asked: sonunu dusunen kahraman olamaz deniyor bazi cevrelerce. bunu dogru kabul edersek sence superkahraman olabilir mi?

saygilarimla,
opucukler
Oct 7th
September 2010
7 posts
Anlatmaya gönlüm olmayan şeyleri sıkıştırıp, inceltip, anlaşılmayacak hale getirip kalemi elime alıyorum, durmadan yazıyorum da yazıyorum. Hiçbir şeye benzemiyorlar, şu kadarcık bile bir şeye benzemiyorlar, yemin ediyorum. Çoğu mektup gibi zaten, kim olduğu, ne olduğu belirsiz bir şeye yazılmış sayıklamalar. Okurken gözlerimi kapatmak zorunda kalıyorum bazen. Bir şeyden gerçekten utanırsam eğer,...
Sep 26th
Sep 22nd
Listengotta find and kill my shadow self / gotta dig up...
Sep 16th
Anonymous asked: neden bir türkçe, bir ingilizce yazıyorsun? tavır veua kötü göstermek için değil ciddi bi soru bu.
Sep 11th
Sep 9th
45 notes
“I mean, they say you die twice. One time when you stop breathing and a second...”
Sep 8th
48 notes
Sep 6th
August 2010
7 posts
Aug 16th
Tumblogumun yeni bir adı ve teması bulunuyor. Her postun üzerine gelince çıkan tarihe tıklayarak tam posta ulaşabiliyorsunuz. Çok güzel değil mi yalnız?
Aug 15th
Alev Terbiyecisi
Gözlerimin önünden alevler geçiyor. Yeşil, sıralanmış geçiyorlar, neden geçiyorlar veya neden yeşiller herhangi bir fikrim yok. Yine de beni kendilerine çeken garip bir albenileri var alevlerin, tutmak için uzanıyorum, soğuk gibiler, mantık diyor ki, alevler soğuk olmaz. Aklıma televizyondaki diziler geliyor, kuru buzlar, şarkıcının arkasında durduğu, aralarından gözleri görünen bardaklardan çıkan...
Aug 14th
Listenheey hey i saved the world today.
Aug 12th
Lovecraft gibi yazıyormuşum  →
Bir sürü yazı yapıştırdım, hep de lovecraft çıktım. Bildiğin mutluyum bebeğim şu an.
Aug 9th
Aug 7th
42 notes
Listen “and a rock feels no pain and an island...
Aug 5th
July 2010
5 posts
Jul 28th
Jul 26th
en çok da deli gibi aşık olunmayı, bunun verdiği saf, kabuksuz ve düşüncesiz gücü, her şeye muktedir o umursamaz ruh halini, bilinçsiz kötücüllüğü özledim herhalde.
Jul 25th
“çoklarından düşüyor da bunca görmüyor gelip geçenler. eğilip alıyorum solgun bir gül oluyor dokununca.”
Jul 17th
Jul 14th
June 2010
4 posts
166
Telefon iki üç çalıştan sonra açıldı, ses tanıdıktı, bir süre dinledi, sonra telefonu kapattı. Dolaba koşar adım yürüdü, iki buz aldı ve ensesinden aşağı attı. Rahatlayınca telefonu bir kez daha aldı eline, tanıdık ses, dinleme. Kapatıp banyoya koştu, yüzüne su çarptı. Üçüncü kez, telefon, ses, bu sefer kapattıktan sonra kustu. Ses tanıdıktı, ses biliyordu kimin aradığını ve durmadan...
Jun 30th
Ne aklıma geldi bak, kültürlü insan küstah olmak zorunda değil. Olmayan insanlar da var etrafta. Onları çok seviyorum, kendilerine saygı duyuyorum. Ama şu temelsiz tekebbürleri yok mu alternatif-indie (“so-called” iyi gider buraya) kültür sahiplerinin, hepsinin kibirlerini alıp, semalara yükselmiş küçük götlerine sokmak istiyorum. Merhaba, ben Utku ve ben sinirli (küfürbaz) bir...
Jun 27th
Kapının önünden geçen eskici “risk alıyom” diye bağırıyordu. Kulaklarımla duydum be, niye inanmıyosunuz?
Jun 22nd
“Men profit in many more subtle ways from the otherness, the alterity of woman....”
– Simone de Beauvoir, The Second Sex
Jun 7th
May 2010
10 posts
Bahartesi
Bir baharı daha bitiriyoruz. Mutlu olmaya çalıştım bu bahar, insanların istedikleri daha yararlıydı, kendi üretkenliğim ve ilhamımın önüne koydum onların öneri ve isteklerini, koymaya çalıştım. Çok güzel şeyler inşa etmek istedim. Çoğuna başlamadım, çoğuna cesaret bile edemedim. Yine de ben çok geçerli bir şeyin farkındayım. Kimse bir insanı olduğu gibi kabul etmiyor. Hiçbir yere ve hangi...
May 29th
Yazmıyorum. Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyeceğim. En nihayetinde hepimiz haritada birer noktayız.
May 26th